Sahada Moral Yükseldi, Peki Sandıkta Ne Olur?

AK Parti Bursa teşkilatı yeni yıla hızlı girdi.

Hafta sonu yapılan Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısı, sahada bir moral yükselişine işaret ediyor.

Üstelik bu kez sadece “rutin bir toplantı” havası yok.

Salondaki kalabalık, ilgi, enerji…
Bazıları “2003 ruhu” dedi.

Toplantıya AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala da katıldı.
Eski yeni milletvekillerinin tamamına yakınının orada olması, teşkilat fotoğrafını büyüttü.

Ala’nın cümlesi önemliydi:
Bursa’ya her gelişinde moral bulduğunu söyledi.

Bir başka vurgu da şuydu:
Son seçimlerin mesajını aldıklarını, daha emin adımlarla yürüdüklerini anlattı.
Ve son üç yılda Bursa’da 80 milyar TL’yi aşan yatırımın hizmete dönüştüğünü hatırlattı.

İl Başkanı Davut Gürkan ise:

Bursa’da CHP belediyeciliğinin “plansızlık, kararsızlık ve vizyonsuzluk”la anıldığını söyledi.

Ama asıl gündem, rakamlardı.

Yargıtay’ın 2 Ocak 2026 tarihli üye sayıları açıklamasına atıf yapıldı.
Ve Bursa için dikkat çeken bir veri paylaşıldı:

Yaklaşık 360 bin olan üye sayısı, 8 ayda 49 bin 406 yeni üyeyle 407 bin 543’e çıktı.

Bu, teşkilat açısından net bir başarı hikayesi.
Hele Bursa gibi Büyükşehir’in CHP’ye geçtiği bir şehirde…
Bu tablo, “yıkılmadık ayaktayız” demektir.

Hatta deniyor ki:
Bursa’da 2 milyon seçmen varsa, her 5 seçmenden 1’i AK Parti’ye üye.

Güzel.
Güçlü.
Organizasyon kabiliyeti açısından etkileyici.

Ama siyaset sadece üye sayısından ibaret değil.

Ancak siyasetin bir başka gerçeği daha var:
Bugün seçmen, rakamlardan çok gündelik hayatın akışına bakıyor.

Markette etikete…
Pazarda aldığı poşete…
Ay sonu gelen faturalara…
Çocuğunun okul masrafına, harçlığına…
Cebindeki paranın alım gücüne…

Hele kirada olan vatandaş için tablo daha hassas.
Üye sayısındaki artış moral verir; doğru.
Ama kira günü geldiğinde, o moralin yerini çoğu zaman hesap kitap alıyor.

Emeklinin beklentileri yüksek.
Asgari ücretlinin geçim mücadelesi belirgin.
Bu yüzden üye artışı ne kadar önemliyse, seçim günü hesapları da o kadar dikkat istiyor:

Ekonomideki gidişatın sandıktaki karşılığı ne olacak?

Elbette dünyada da zorlu bir dönemden geçiliyor.
Pandemi sonrası dalgalanmalar, küresel fiyat baskıları, jeopolitik gerilimler…


Türkiye’nin de içeriden dışarıdan sıkıştırılmak istendiği dönemler olduğu biliniyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve ekonomi yönetiminin bu tabloyu tersine çevirmek için yoğun bir çaba içinde olduğu da görülüyor.

Ama seçmenin zihnindeki soru genelde çok açık:
“Tamam, bunların hepsini anlıyorum…
Ben ay sonunu daha rahat nasıl getireceğim?

Siyasetin düğüm noktası tam da burası.

Bu nedenle, önümüzdeki dönemde sahadaki enerjiyi korurken, bazı başlıklara daha fazla ağırlık verilmesi faydalı olabilir:

Emekli ve dar gelirliyi rahatlatacak daha görünür adımlar,

Kira ve yaşam maliyetini aşağı çekecek yerel çözümler,

Market pazar dengesine dönük denetim ve rekabeti artıran uygulamalar,

Ailelerin yükünü hafifletecek eğitim destekleri ve sosyal politikalar,

Üretimi ve istihdamı güçlendirecek somut, ölçülebilir projeler.

Eğer vatandaş ay sonunu en azından daha dengeyle götürebiliyorsa…
Eğer mutfaktaki sıkışma bir nebze olsun gevşiyorsa…
O zaman sandıktaki tablo da daha farklı şekillenebilir.

Aksi halde, yalnız Bursa’da değil, genel olarak seçim günü daha zor bir sınav yaşanması ihtimali artar.


Çünkü ekonomik toparlanma, günlük siyasi tartışmaların ötesinde bir meseledir; ülkenin ortak ihtiyacıdır.

Bu yükseliş, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan’ın teşkilatlar üzerindeki etkisini ve sahadaki çalışmanın karşılık bulduğunu gösteriyor.
Teşkilat açısından bu, küçümsenmeyecek bir motivasyon.

Ama bir gerçeği de gözden kaçırmamak gerekir:
Sandığın dili nettir.
Seçmen, en çok geçiminin nasıl olduğuna bakar.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu