700. Yılda Bursa: Fetih İçin Tek Çatı Şart

Bursa’nın fethi, takvimde bir yıldönümünden ibaret değil.
Bu şehir, bir dönemin başkent hafızasını, bir milletin kurucu yürüyüşünü ve bugünümüze uzanan ortak hayat iradesini içinde taşır.


Osmanlı’ya 130 yıl merkez olmuş Bursa’da fetih, sadece “almak” değildir; sorumluluk üstlenmek, emaneti geleceğe taşımaktır.

İşte bu yüzden Bursa’nın fethinin 700. yılı, sıradan bir yıl dönümü değildir.
Bu tarih, rastgele etkinliklerle geçiştirilecek bir takvim notu da olamaz.

Bu noktada sevindirici bir gelişme yaşandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle, Bursa’nın fethinin 700. yılı için kapsamlı bir kutlama programı planlanmasına yönelik adımlar atılması için girişimler oldu.

Geçtiğimiz günlerde AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa milletvekilleriyle birlikte Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile bir araya geldi.
Görüşmenin ana gündemi, 700. yıl fetih etkinlikleriydi.
Ankara’da yapılan bu temaslar, şehrin bu büyük miras karşısında sorumluluk hissettiğini gösteriyor.


İl başkanlığı ve milletvekillerinin yürüttüğü girişimlerin karşılık bulması, Bursa adına önemli.

Ardından Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyelerin kültür müdürleri ve ilçe milli eğitim müdürlerinin katılımıyla bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdiğini duyurdu.

Buraya kadar her şey güzel.
Hatta umut verici.

Ancak tam da bu noktada Bursa’da alışık olmadığımız bir tablo ortaya çıkıyor.

Şimdi soralım:
Aynı fetih için üç ayrı kurum, üç ayrı program mı yapacak?

Bir yanda Kültür ve Turizm Bakanlığı,
bir yanda Büyükşehir Belediyesi,
bir yanda Osmangazi Belediyesi

Devletin konuya ilgi göstermesi elbette sevindirici.
Hatta olması gereken de bu.
Ancak aynı tarih, aynı anlam ve aynı miras için parçalı bir organizasyon, ister istemez kafa karışıklığına yol açıyor.

Daha önce bu köşede yazmıştık.
Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği fetih kutlamalarına katıldık, izledik ve takdir ettik.
Ama şunu da açıkça ifade etmiştik:
“Bu etkinlikler güzel ama yetmez. Devletin de bu işe el atması gerekir.”

Bugün gelinen noktada o çağrının karşılık bulduğunu görüyoruz.
Bu açıdan İl Başkanı Davut Gürkan’ın konuyu Kültür ve Turizm Bakanlığı’na taşıması, takdir edilecek bir sorumluluk örneğidir.

Elbette Büyükşehir Belediyesi’nin, Osmangazi Belediyesi’nin ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Bursa’nın fethi kutlamalarına sahip çıkması kıymetlidir.
Ancak madem herkes bu mirasın ağırlığını hissediyor, o halde birlikte hareket edilmesi daha doğru olmaz mı?

Üstelik ekonomik şartların bu kadar zor olduğu bir dönemde,
üç ayrı kurumun üç ayrı bütçe harcayarak aynı fetih için etkinlik yapması, hem israf algısına yol açar hem de etkiyi zayıflatır.

Bursa gibi tarihi ve sembolik bir şehir için en doğru yol şudur:
Tek çatı, tek akıl, ortak irade.

Farklı siyasi partiler olabilir.
Farklı belediyeler olabilir.
Ama konu Bursa’nın fethiyse,
konu ecdada vefaysa,
konu 700 yıllık bir mirassa…

Birlik ve beraberlik, en çok da Bursa’ya yakışır.

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirdiği fetih kutlaması, şehrin hafızasına not düşülen önemli bir çalışmadır.
Ancak 700. yıl gibi tarihi bir eşik,
yerel sınırları aşan,
ulusal ve hatta uluslararası boyutu olan bir organizasyonu hak ediyor.

Bu da ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda,
belediyelerin ve tüm paydaşların aynı masa etrafında buluşmasıyla mümkün olur.

Aksi halde iyi niyetli adımlar,
parçalı görüntüye;
parçalı görüntü de etki kaybına dönüşür.

Sözün özü şudur:

Bursa’nın fethi, bir kurumun değil; bir milletin meselesidir.
Bu büyük mirası yarışa dönüştürmeden, ayrıştırmadan, ortak akıl ve ortak planla tek çatı altında kutlamak; hem Bursa’ya hem de Bursalılara yakışacak en doğru, en olgun ve en vakur tavır olacaktır.

700. yılın ruhu da budur.Ayrışmadan, birleşerek…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu