Kadına Şiddete Karşı Roman – Bursalı Yazar

Topuklu Kaldırımlar, adaletin eksildiği bir toplumda kadının konumunu çarpıcı bir yüzleşme üzerinden ele alıyor. Güç ve hak kavramlarının sınandığı bu romanda, adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil, bireylerin vicdanlarında da sınanır. Haksızlıklar normalleştiğinde adalet yerini ayrıcalığa bırakır ve bu değişimin bedeli çoğu zaman kadınlar öder. Roman boyunca adalet, sabit bir kavram olmaktan çıkar; kimi zaman geciken bir karar, kimi zaman susturulmuş bir hak olarak karşımıza çıkar. Gücün adaletle birleşmediği her yerde zulüm büyür; adalet sustukça yeni yaralar ortaya çıkar. Kadın, sadece korunması gereken biri değil, toplumu ayakta tutan temel değerlerden biri olarak görülür. Adalet zayıfladığında güven sarsılır; güven zayıfladığında insanlık geri çekilir. İnsanlar arasındaki bir haksızlık, günün birinde tümün sınavına dönüşebilir ve bu roman, adaletin hak olduğuna vurgu yapar; haklı olmak yetmez, hakkı savunmak da bir sorumluluk gerektirir. Zaman geçer; makamlar gider; adaletin hesabı kalır. Adalet, herkes için eşit olmadıkça, toplum için gerçek bir varlık değildir. “Topuklu Kaldırımlar”, kadına adaletin olmadığı bir dünyada insanlığın nasıl zayıfladığını gözler önüne serer; adalet sustukça zulüm konuşur ve kadın susarsa, toplum zarar görür.





