Davut Gürkan’ın Temposu Ne Anlatıyor

Bursa’da Merinos Atatürk Kültür Merkezi’nin salonu, bu kez siyasetçilerin iftar sofrasında yan yana geldiği bir akşama ev sahipliği yaptı.
AK Parti Bursa İl Başkanlığı’nın düzenlediği “Teşkilat Vefa İftarı” programında il ve ilçe yöneticileri, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile partililer aynı masada buluştu.
Konuşmaların ortak vurgusu ise tanıdık bir başlıktı: Ramazan’ın birlik ve dayanışma ruhu.
Ama salondaki asıl “mesaj”, çoğu zaman olduğu gibi cümlelerin arasındaydı.
Vefa sofrası, saha mesajı
AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan’ın konuşması, teşkilatın görünen yüzünden çok görünmeyen yükünü hatırlatmaya dönüktü.
Gürkan, bu yapının “rahat zamanların değil, zor zamanların” içinde büyüdüğünü söyledi.
Ve emeği taşıyan kademeleri tek tek işaret etti:
“Mahalle başkanlarımızdan sandık görevlilerimize…” diyerek, sahadaki görünmez emekçileri “sessiz kahramanlar” olarak tanımladı.
Siyasetin dili bazen slogan olur.
Bazen de şunu demeye çalışır: “Bu iş, sadece vitrinle yürümez.”
Gürkan’ın altını çizdiği bir başka nokta da buydu:
“Masa başında değil, sahada siyaset.”
“Sosyal medyada değil, gönüllerde karşılık.”
Ve elbette rakam…
İl Başkanı, Bursa’daki üye sayısına dair “2025 yılı sonu itibarıyla 407 bin 543 üyeye ulaşıldığını” ifade etti.
Bu tür sayılar, siyasette yalnızca “istatistik” değildir.
Aynı zamanda moral ve güç gösterisi olarak da okunur.
Ankara’dan gelen cümleler ne söylüyor?
Gecede yalnız Bursa’nın değil, genel merkezin de sözü vardı.
AK Parti Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, çizgiyi net bir yere koydu:
Sahada olma vurgusu…
“Büyüklerimizle omuz omuza mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
Ve hedefi tarif etti: “Recep Tayyip Erdoğan’ı yeniden cumhurbaşkanı seçmek.”
Bu cümle, bir iftar konuşması gibi görünse de aslında bir “takvim” işaretidir.
Teşkilata, ritmin neye göre ayarlanacağını hatırlatır.
AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ise daha geniş bir çerçeve çizdi.
Partinin geçmişte “olmaz” denilenleri başardığını söyledi.
Ve şu vurguyu yaptı:
“Demokratik zeminde, hukuk içinde kalarak mücadele ettik.”
“Millet iradesini esas aldık.”
Peki Bursa’da “tempo” neden konuşuluyor?
Gelelim son günlerde kulislerde daha sık duyulan soruya:
AK Parti Bursa teşkilatının temposu neden yükseldi?
Siyasette tempo, çoğu zaman bir “sonuç”tur.
Durup dururken artmaz.
Bir yerden beslenir.
Bazen yaklaşan seçim ihtimali besler.
Bazen parti içi yenilenme ihtiyacı besler.
Bazen sahada biriken talepler besler.
Bazen de “dağılma” riskine karşı “toparlanma” refleksi besler.
Bu tür iftar buluşmaları da tam burada anlam kazanır.
Çünkü iftar, yalnızca yemek değildir.
İçeride moralleri toplar.
Dışarıda mesaj üretir.
Teşkilata “birlik fotoğrafı” verir.
Sahada “biz buradayız” duygusunu büyütür.
Rakiplerine “alan boş değil” uyarısı yapar.
Küskünlere net bir çağrı gönderir:
“Kapı açık… kırgınlık değil, yeniden omuz omuza.”
Velhasıl…
Siyasette kısa cümle, çok iş
Bursa’da yapılan toplantının dili de, aslında teşkilata şunu söylüyor:
“Sahaya geri dönüyoruz.”
Sosyal medya çağında siyaset, ekrandan yürür.
Ama sandık gelince, iş yine kapı ziline dayanır.
Mahalleye.
Sokağa.
Yüz yüze temasın yüküne.
Bu yüzden “tempo” denilen şey, yalnız yürümek değil…
aynı anda aynı yöne bakabilmek meselesidir.
Ve siyasette en zor iş de budur.
…İftar dualarla bitti…
Salondan çıkanların aklında ise muhtemelen tek bir soru kaldı:
Bu tempo sadece Ramazan’a mı ait…
yoksa daha uzun bir dönemin habercisi mi?
Ve işte tam burada…
Bursa siyasetinin kilit cümlesi devreye giriyor.
Çünkü görünen o ki…
İl Başkanı Davut Gürkan’ın tam da yapmak istediği şey şu:
Teşkilatı yeniden aynı masada toplamak.
Kırgınları geri çağırmak.
“Biz” duygusunu büyütmek.
Ve…
“Dağılmadık.”
“Buradayız.”
“Hazırız.”
Bursa’da bugün…
Kulisler konuşabilir.
Ama bir şey daha var:
Gürkan sahayı konuşturmak istiyor.
Çünkü bilir…
Saha konuşursa, kulis susar.




