ABD–İran Gerilimi: Savaş mı, Gözdağı mı?

Ortadoğu’da saat yine yüksek sesle tıkırdıyor. ABD ile İran arasındaki gerilim, alışıldık diplomatik restleşmelerin ötesine geçmiş durumda. Savaş gemileri, sert açıklamalar, yaptırımlar ve karşılıklı tehditler…

Peki soru net: ABD gerçekten İran’a saldıracak mı, yoksa bu bir güç gösterisi mi?

Tarih bize şunu söylüyor: ABD–İran ilişkileri hiçbir zaman “normal” olmadı. 1979’dan bu yana iki ülke arasında doğrudan bir savaş yaşanmadı ama gölge savaşları, vekil aktörler ve örtülü operasyonlar eksik olmadı. Bugün yaşananlar da bu uzun gerilim hattının yeni bir perdesi.

Washington’un son dönemdeki askeri yığınağı, klasik bir savaş hazırlığından çok “caydırıcılık” kokuyor. ABD, İran’a “kontrolsüz bir adım atarsan bedeli ağır olur” mesajı veriyor.

Bu mesaj sadece Tahran’a değil; İsrail’e, Körfez ülkelerine ve hatta iç kamuoyuna yönelik. Sert liderlik imajı, Amerikan siyasetinde hâlâ güçlü bir koz.

İran cephesi ise iki dilli konuşuyor. Bir yandan “saldırı olursa misliyle karşılık veririz” deniyor, diğer yandan kapalı kapılar ardında diplomasi kanalları açık tutuluyor. Çünkü Tahran da biliyor: ABD ile doğrudan bir savaş, İran için askerî olduğu kadar ekonomik ve toplumsal bir yıkım anlamına gelir.

Asıl tehlike, tarafların niyetlerinden çok kazalar ve yanlış hesaplamalar. Bir füze, bir drone, bir milis saldırısı ya da yanlış anlaşılan bir radar sinyali…

Ortadoğu’da savaşlar çoğu zaman planla değil, zincirleme hatalarla başlar. Bugün risk tam da burada.

Büyük bir ABD–İran savaşı kimin işine yarar? Kısa cevap: Kimsenin. Petrol fiyatları fırlar, küresel ekonomi sarsılır, bölge ateşe döner. Bu yüzden “tam ölçekli savaş” ihtimali hâlâ düşük. Ama bu, sınırlı saldırılar, örtülü operasyonlar ya da vekil güçler üzerinden çatışma olmayacağı anlamına gelmiyor.

Sonuç olarak, bugün yaşanan tablo bir savaş ilanından çok yüksek tansiyonlu bir bilek güreşi. Ancak bu güreşte ip koparsa, geri dönüşü olmayan bir sürecin kapısı aralanabilir. Ortadoğu’da barış her zaman pamuk ipliğine bağlıydı; bugün o ip biraz daha incelmiş durumda.

Ve belki de en rahatsız edici gerçek şu: Bu coğrafyada savaş ihtimali konuşulurken, barış ihtimali neredeyse fısıltıyla dile getiriliyor.

YAZAN: VAFA OğuzTürkü

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu