Burpol’e Yeşil Başarı Ödüllü

Siyaset.

Kavga.

Polemik.

Dedikodu.

Günün manşeti bu.

Günün yorgunluğu da.

İnsanın kalbine bir ağırlık çöküyor.

Ve bazen…

Bazen “iyi” olana bakmayı unutuyoruz.

Şimdi bir nefes alalım.

Kavganın sesini biraz kısalım.

Çünkü Bursa’dan, hem de Kayapa Organize Sanayi Bölgesi’nden gelen bir haber var.

Güzel haber.

İnsanın içini ferahlatan cinsten.

Plastik atık…

Hani şu her yerde karşımıza çıkan.

Hani şu denize, toprağa, havaya karışınca içimizi acıtan…

İşte o plastik atıkların, doğaya zarar vermeden, yüksek teknolojiyle dönüştürülüp yeniden ham maddeye kazandırıldığı bir üretim hikayesi…

Bunu yapan firma: Burpol Polimer Plastik.

Ve bu hikaye “yerel bir başarı” diye kalmamış.

Ülke ölçeğine taşınmış.

İstanbul Sanayi Odası’nın Yeşil Dönüşüm Ödülleri var ya…

Hani “yeşil dönüşüm” lafını sadece konferans salonlarında değil, fabrika sahasında gerçekten hayata geçirenleri görünür kılan ödüller…

İşte o ödüllerde Burpol, “Sürdürülebilirlik Stratejisi” kategorisinde 3’üncülük almış.

Üstelik sıralamada adı geçenler de öyle sıradan değil.

Ülker Bisküvi ve Tüpraş’ın ardından geliyor.

Bakın, bu önemli.

Çünkü şunu gösteriyor:

Bursa’daki bir üretim pratiği, Türkiye çapında ölçülüyor ve ödüllendiriliyor.

Ödül töreni, İSO’nun konferans salonunda yapılmış.

Katılım da yüksek.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank da oradaymış.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan da bir şeyin altını çizmiş:

Üretimde çevresel etkiyi azaltan…

Kaynak verimliliğini artıran…

Döngüsel ekonomiye somut katkı veren…

Öncü uygulamaları görünür kılıyoruz, demiş.

Ben bu cümleyi seviyorum.

“Görünür kılıyoruz” kısmını özellikle.

Çünkü memlekette iyi işler çoğu zaman görünmez oluyor.

Gürültüden kayboluyor.

Kavganın dumanında siliniyor.

Burpol’un Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım da ödülü alırken şunu söylemiş:

“Doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.”

Ve eklemiş:

“Bu iş bir kampanya değil” diyor adeta.

Bir heves hiç değil.

Plastik kirliliği artık tek bir ülkenin, tek bir şehrin meselesi değil.

Dünyanın meselesi.

Ve Yıldırım’ın mesajı şu:

Biz bu mücadeleyi ilk günkü motivasyonla sürdüreceğiz.

Çünkü bu yük tek bir omuzda taşınmaz.

Hep birlikte taşınır.

Daha temiz bir çevre, daha sağlıklı bir gelecek için…

Burpol’un rotası belli:

Üretirken doğayı da korumak.

Ve en önemlisi…

Bu ödül, emeği olan herkesin.

İşte bu da güzel.

Başarıyı tek başına sahiplenmeyip, “ekip işi” demek.

Şimdi gelelim benim asıl derdime.

Yeşil dönüşüm…

Bu laf artık moda bir etiket değil.

Mecburiyet.

İklim krizi var.

Hava kirliliği var.

Kaynaklar azalıyor.

Sanayi de şunu anladı:

Daha yeşil, daha döngüsel, daha dijital olmadan rekabet zor.

Hatta imkansız.

O yüzden bu tür ödüller bana “plaket töreni” gibi gelmiyor.

Bir işaret fişeği gibi geliyor.

“Bu yoldan gidin” diyor.

Bursa’ya da yakışıyor.

Çünkü Bursa, üretimin kalbi.

Ama üretim, artık sadece üretim değil.

Üretirken korumak da üretimin parçası.

Sonuç mu?

Gündem yine sertleşecek.

Tartışma yine harlanacak.

Başlıklar yine birbirini kovalayacak.

Ama biz arada şunu yapalım:

Bir an duralım.

Ve iyi olanı da kayda geçirelim.

Çünkü böyle örnekler, sadece “güzel haber” değil…

Yarın için pusula.

Bursa’nın üreten damarından çıkan bu hikayeyi konuşalım.

Doğayı kirletmeden üretmenin mümkün olduğunu gösteren işleri çoğaltalım.

İyi niyet değil bu.

İyi model.

Ve memleketin en çok da buna ihtiyacı var.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu