Faruk Çelik’ten Taş, Gül ve Biriken Sözler!

Dün de güne ağır bir gündemle başladık.
Uzun zamandır kulislerde dolaşan iddialar…
Siyaset iş dünyası hattında söylentiler…
Ve son olarak Bursaspor üzerinden kurulan cümleler…
İşte tam bu atmosferde,
Ak Parti Milletvekili Faruk Çelik’in düzenlediği basın toplantısındaydık.
Açık söyleyeyim:
Bu sadece benim değil,
salona gelen her gazetecinin merak ettiği bir buluşmaydı.
Salon Taştı, Merak Yükseldi
Toplantı için ayrılan salon yetmedi.
Gerçekten yetmedi.
Ayakta izleyenler oldu.
Koridorlar doldu.
Fotoğraf makineleri susmadı.
Faruk Çelik içeri girdiğinde…
Yüzünde kısa bir şaşkınlık belirdi.
Haklıydı.
Bu kadar yoğun bir katılım beklemiyordu.
İlk cümlesi samimiydi:
“Bu kalabalığı beklemiyordum, kusura bakmayın.”
Ve orada anladık:
Bu toplantı ezber bir metin okunacak bir toplantı olmayacaktı.
“Hazırlıklıydı” demek isterdim…
Ama 30 yılını siyasetin tam ortasında geçirmiş,
bakanlıklar yapmış bir isim için
hazırlık zaten hayatın kendisi.
Net konuştu.
Kıvırmadı.
“Atış serbest.
Ne soracaksanız sorun.”
Bu cümle,
toplantının ruhunu belirledi.
Konuşmasını iki ana eksene oturttu.
Birincisi:
Kendisi ve ailesi hakkında dolaştırılan asılsız iddialar.
“Şu şirketin ortağı…”
“Bu işin arkasında…”
“Gizli ortaklık…”
Hepsine kısa ve net bir cevap verdi:
“Tamamı asılsız.”
Ama önemli bir ayrıntı ekledi.
Eğer Bursa’da kapısı kapanan iş insanları varsa…
Eğer kent için değer üretenler tıkanıyorsa…
Kanunlar çerçevesinde,
Bursa adına devreye girdiğini söyledi.
Ve tam da bu yüzden,
yardımların bilinçli şekilde ‘ortaklık’ gibi gösterildiğini anlattı.
İsim vermedi.
Ama herkesin anlayacağı kadar açıktı.
Bazı gazetecilerin,
sipariş haberlerle üzerine geldiğini söyledi.
Ve şu cümleyi kurdu:
“Merak edenler bugün buradaydı.
Gelselerdi, soracaklarını yüzüme sorsalardı.
Bundan sonra gül atana gül taş atana taş.
Hodri meydan.”
Bu bir öfke patlaması değildi.
Daha çok…
Yorulmuş ama hala dimdik duran bir ses tonuydu.
En merak edilen sorulardan biri geldi:
“Mustafa Bozbey’le ortaklığınız var mı?”
Cevap gecikmedi:
“Seçildiğinde tebrik bile etmedim.
Makamına gitmedim.
Ayaküstü karşılaşmışsak o kadar.”
Altını kalın kalın çizdi:
“Bozbey’le işle ilgili hiçbir talebim olmadı, olamaz.”
İflasın Eşiğindeki Firmalar
Bursa’daki bazı firmaların,
son anda kendisinden yardım istemesi…
Bu konuyu tek cümleyle özetledi:
“Yardım etsen dert, etmesen bin dert.”
Bankalarla görüştüğünü,
ama asıl derdinin
o firmalarla çalışan insanların mağdur olmaması olduğunu anlattı.
Ve soruyu masaya bıraktı:
“Şimdi ben yardımcı olmayayım mı insanlar mağdur mu olsun?”
Artvin…
Ankara…
Bursa…
Telefonu hiç durmuyor.
Bursa’ya geldiğinde
evinde bile rahat oturamadığını söyledi.
Ama şikayet etmedi.
“Bundan rahatsız değilim.
Benim tek derdim vatandaşa ve Bursa’ya fayda sağlamak.”
****
Bursaspor üzerinden yürütülen algılara da değindi.
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’la ilgili paylaşımların yanlış olduğunu,
bizzat kendisini arayıp teyit ettiğini anlattı.
Ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın gerekeni yapması suçlu kimse ortaya çıkarması gerektiğini vurguladı.
Sonra konu oğluna geldi.
Bursaspor Başkanı Enes Çelik’in sosyal medyadaki sert çıkışı…
Sorulmadan cevap verdi:
“O yapması gerekeni yaptı.
Gençler bizim gibi sabırlı değil.”
Bunu da yadırgamadığını ekledi.
Asıl Kırgınlık: Kendi Partisi
Toplantının belki de en çarpıcı bölümü burasıydı.
Şunu açıkça söyledi:
“Bunca iftiraya rağmen,
partimden,
il başkanlığından,
milletvekillerinden
tek satır sahiplenen olmadı.”
Bu bir serzenişten çok…
Kırgın bir itiraftı.
Şu gerçeği teslim etmek gerekir:
Faruk Çelik,
Türkiye’de önemli görevler yapmış bir isimdir.
Ama yaptıklarını yok saymak,
gerçekle kavga etmektir.
Bugün Bursa siyasetinde hala etkili bir isimdir.
Benim tespitim bu yönde.
Kulis iddiaları da soruldu.
BTSO…
Büyükşehir…
Cevap kısa ve netti:
“Cumhurbaşkanlığı hariç her görevi yaptım.”
Ve ekledi:
“Sayın Cumhurbaşkanımız bana verilebilecek en önemli görevleri verdi.
Daha ne isteyeyim?”
Hiçbir makamda mevkide gözüm yok.
Velhasıl…
Bu toplantı bir savunma değildi.
Bir hesaplaşmaydı.
Bir yüzleşmeydi.
Ve açık bir davetti.
Ben de sabah aldığım notlarla,
olan biteni
abartmadan ama saklamadan aktardım.
Son olarak şunu da söylemek lazım:
Bursa’nın derdini Bursa’da dert edinen,
şehre uzaktan değil içinden bakan bir siyasetçidir Faruk Çelik.
Çünkü Bursa…
işi lafta bırakmayan,
sahaya inen,
takip eden,
çalışkan isimleri görmek istiyor.




