700 Yıllık Yürüyüşün Başladığı Yer


Bursa’nın Fethi: Bir Şehrin Değil, Bir Ruhun Doğuşu
Bursa’nın fethi, yalnızca bir sur kapısının açılması değildir.
Bu fetih; sabrın, adaletin ve insanı merkeze alan bir medeniyet anlayışının toprağa kök salmasıdır.
700 yıl önce Prusa adıyla küçük bir Bizans garnizonu olan bu şehir, taş taş değil; kalp kalp kazanılarak fethedildi.
Ve Bursa, o günden sonra yalnızca bir şehir değil, bir yürüyüşün başlangıç noktası oldu.
Bugün o yürüyüşün izlerini taşıyan Bursa’da, çok anlamlı bir lansmana tanıklık ettim.
Osmangazi Belediyesi, “700 Yıldır Buradayız: Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı” etkinliklerini, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin tarih kokan atmosferinde kamuoyuna tanıttı.
Sadece bir tanıtım değildi bu.
Geçmişle bugün arasında kurulan derin bir bağın ilanıydı.
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, yaptığı konuşmada fetih kavramının özünü hatırlattı.
Bursa’nın, Osman Gazi’ye değil ama oğlu Orhan Gazi’ye, uzun süren, sabırlı ve kararlı bir kuşatmanın ardından nasip olduğunu vurguladı.
“Tek bir taşın dahi ziyan edilmediği” bu fetih, aslında bir ahlak beyanıydı.
Bir Şehrin Değil, Bir Ruhun Doğuşu
Çünkü Osmanlı fetih anlayışında kılıç kadar merhamet, zafer kadar adalet vardı.
Şehirde kalmak isteyenlere kapılar açılmış, ayrılmak isteyenlere ise İstanbul yolu kolaylaştırılmıştı.
Bu, tarihin tozlu sayfalarında değil; insanlığın vicdanında yer etmiş bir anlayıştır.
Bursa’nın anlamı yalnızca Osmanlı ile sınırlı değildir.
Bitinya’dan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan üç bin yıllık bir hafıza bu şehri yurt kılmıştır.
Ve ne yazık ki tarih yalnızca fetihleri değil, işgalleri de yazar.
100 yıl önce Bursa, Yunan işgaliyle karşı karşıya kaldığında; Osman Gazi ve Orhan Gazi’nin türbelerine yapılan saygısızlık, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yüreğinde derin bir yankı uyandırdı.
“Kalk Osman, kalk! Yurdunu kurtar” sözleri, Meclis kürsüsüne örtülen siyah puşideyle tarihe kazındı.
İki yıl, iki ay, iki gün süren zorlu mücadelenin ardından,
11 Eylül 1922’de Bursa yeniden özgürlüğüne kavuştu.
O siyah örtü kaldırıldı.
Ve Bursa bir kez daha ayağa kalktı.
İşte bu yüzden Bursa;
700 yıl önce fethedilmiş,
100 yıl önce kurtarılmış,
3 bin yıldır medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir şehirdir.
Böylesi bir şehirde yaşamak, sadece bir ayrıcalık değil, büyük bir sorumluluktur.
Osmangazi Belediyesi’nin 2026 yılını kapsayan bu kapsamlı organizasyonu, işte tam da bu sorumluluğun bir yansımasıdır.
Hazırlanan etkinlik takvimi, Bursa’nın tarihi mirasını uluslararası boyuta taşıyabilecek stratejik bir vizyon ortaya koymaktadır.
Özellikle lansmanda izlediğimiz Bursa tanıtım filmi, bu emeğin en somut göstergesiydi.
Titizlikle hazırlanmış, duygusu olan, geçmişi bugüne taşıyan güçlü bir çalışmaydı.
Bu noktada, ortaya koyduğu vizyon ve emek için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ı özellikle kutlamak gerekir.
Yerel yönetim olarak yapılması gerekeni fazlasıyla yapmıştır.
Ancak burada bir parantez açmak gerekiyor.
Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı, yalnızca yerel bir anma olarak kalmamalıdır.
Bu tarih, devlet aklıyla ele alınmalı; ulusal ve uluslararası düzeyde tüm dünyaya anlatılmalıdır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu sürece sahip çıkması,
Bursa’nın fethinin küresel ölçekte doğru bir dille tanıtılması açısından hayati önemdedir.
Yerelde atılan güçlü adımlar vardır.
Şimdi sıra, bu mirası devlet çapında dünyaya duyurmaktadır.
Bu organizasyon;
hem göğsümüzü kabartan,
hem de insanın içini titreten bir buluşma oldu.
Tarihe bakarken yalnızca övünmek değil,
emanetin ağırlığını hissetmek gerektiğini bir kez daha hatırlattı.
Bursa, bir şehir olmanın ötesinde bir vicdandır.
Ve fetih, hala her neslin yeniden anlaması gereken bir sorumluluktur.
700 yıldır buradayız.
Ama asıl mesele, bu büyük mirası anlayarak koruyup gelecek nesillere onurla taşıyabilmektir.
Ve açık söyleyeyim: Bu mirasın sahiplenildiğini, yaşatıldığını ve taşındığını görmek insana ayrı bir mutluluk veriyor.
Bu nedenle yinelemek isterim; Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ı ve emeği geçen tüm ekibini, bu ruhu yeniden canlandırdıkları ve bizlere tekrar yaşattıkları için yürekten tebrik ediyorum.


