Meclis’te Kavga… Kazanan Var mı?

Meclis.

Milletin kürsüsü.

Sözün, aklın, tartışmanın yeri.

Ama bir bakıyorsunuz…

Yemin töreni öncesi yumruklar konuşuyor.

Fotoğraflar saniye saniye düşüyor.

Görüntüler ortada:

AK Parti CHP hattında gerilim.
Kürsü kapatma.
İtiş kakış.
Ve sonunda yumruklu kavga.

Şimdi soruyorum…

Buna gerçekten gerek var mıydı?

Ne geçti elinize?

Vatandaşa ne mesaj verdiniz?

“Bakın biz böyleyiz” mi?

Yoksa “biz de kontrolü kaybedebiliyoruz” mu?

***

Kürsü Siyaseti mi, Sokak Siyaseti mi?

Bir taraf diyor ki:

“Haksız, hukuksuz davalar açan bir savcı.”
“İktidarın amaçlarına hizmet ediyor.”
“Hukuku hiçe sayıyor.”

Diğer taraf bambaşka bir yerden bakıyor:

“Hukuka uygun davrandı.”
“Görevini hakkıyla yaptı.”
“Korkmadan yolsuzluğun üzerine gitti.”

Yani mesele sadece “kavga” değil.

Mesele…

Devletin hukuk algısı, muhalefetin itiraz dili, iktidarın kadro tercihi.

***

İktidarın Hamlesi Şaşırtır mı?

İktidar, kendi perspektifinden bakınca bir tablo görüyor:

“Bizim doğru bulduğumuz bir hukuk çizgisi var.”

Ve o çizgiyi temsil ettiğini düşündüğü isme diyor ki:

“Buyur, Adalet Bakanı sensin.”

Şimdi bunun üzerine “Nasıl yaparlar?” diye şaşırmak…

Doğrusu çok da gerçekçi değil.

Çünkü iktidar açısından bu adım:

Kendi tezinin devamı.
Kendi kadro anlayışının sonucu.

Eğer iktidar “Aman bunu yapmayalım” deseydi…

Bu kez de şunu kabul etmiş olurdu:

“CHP’nin itirazları bizi geri adım attırdı.”

İktidarın siyasi refleksi tam da burada devreye giriyor.

***

Muhalefetin İtirazı Hak mı, Yöntem mi?

Muhalefetin itirazı olabilir.

Sert de olabilir.

Hatta çok sert olabilir.

Ama mesele şu:

İtirazın haklılığı tartışılabilir…
Yöntem yanlışsa, haklılık gölgelenir.

Kürsüyü kapatmak…

Yemin törenini fiilen kilitlemek…

Meclis’in ritmini “blokaj”a çevirmek…

Sonra da işin kavgaya dönmesi…

Bu, muhalefetin tezini güçlendirmiyor.

Tam tersine…

Gürültü, mesajı yutuyor.

***

İktidarın Sorumluluğu Daha Az mı?

Hayır.

İktidar da “sadece izleyen taraf” değil.

Çünkü Meclis’te tansiyon yükselince…

Bir ülkeyi yönetenlerin refleksi şu olmalı:

Sakinleştirmek.
Sözü büyütmek.
Şiddeti küçültmek.

Ama görüntü ne?

Kavga büyüyor.

Ve o kareler var ya…

İşte onlar kalıyor.

***

En Kötü Kare: Vatandaşın Gördüğü Kare

Vatandaş ne görüyor biliyor musunuz?

“Birbirine giren vekiller.”

Vatandaş ne düşünüyor?

“Demek ki sorun çıkınca yumruk da seçenekmiş.”

Sonra biz çıkıp ne diyoruz?

“Gençler şiddete bulaşmayın.”

“Toplum sakin olsun.”

“Kurallara uyun.”

Peki Meclis?

Meclis örnek olacak yer değil miydi?

***

Velhasıl…

Ben bu yaşananlara karşıyım.

İki taraf da yanlış yaptı.

Bu bir “siyasi zafer” değil.

Bu bir “demokrasi görüntüsü” hiç değil.

Bu bir “utanç fotoğrafı”.

Şimdi alkış mı bekleniyor?

Ne alkışı…

Bu, alkışlanacak bir şey değil.

Kınanacak bir tablo.

Karar elbette milletin.

Vatandaş mı örnek alacak…
Yoksa kınayıp kenara mı not düşecek…

Onu da yine…

Millet takdir edecek.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu