Ortak Akıl Varsa Gelecek Var.

İbrahim Burkay, BTSO’nun başına geçtiği günden bu yana,
Bursa iş dünyasının beklentilerini,
kentin üretim gücünü
ve geleceğe dönük hedeflerini odağa alan bir yönetim çizgisi izledi.

Şehre yön vermeye çalışan bir anlayışın temsilcisi oldu.

TEKNOSAB…

BUTEKOM…

GUHEM…

Model Fabrika…

Bursa Business School…

Bunlar sıradan projeler değil.

Her biri, Bursa’nın üretim gücünü büyüten, vizyonunu genişleten, Türkiye’nin kalkınma iddiasına temas eden işler.

Çünkü Bursa sıradan bir şehir değil.

Üreten şehir.

İhraç eden şehir.

Dönüştüren şehir.

Böyle bir şehrin önünü açmak da lafla olmuyor.

Vizyon istiyor. Israr istiyor. Takip istiyor.

****

BTSO’nun son istişare toplantısından yansıyan tabloya bakınca insanın aklına şu geliyor:

Bir kurumun gerçek gücü, binasının büyüklüğünde değil.

Asıl güç…

Ortak akıl kurabilmekte.

İbrahim Burkay’ın en dikkat çekici vurgusu da buydu.

Kurumları güçlü yapan şey beton değil.

Cam değil.

Tabela hiç değil.

Bilgi.
İstişare.
Birlik duygusu.
Dayanışma ruhu.

Mesele tam da burada başlıyor.

Çünkü herkes bina yapabilir.

Ama herkes kurum kültürü inşa edemez.

Herkes toplantı düzenleyebilir.

Ama herkes aynı masada sonuç üretemez.

Bir yapıyı ayakta tutan şey duvarlar değil, o duvarların içine sinen ortak iradedir.

Ve o irade varsa, kurum yalnız bugünü değil, yarını da taşır.

****

Meslek komiteleri için “kılcal damarlar” denmesi boşuna değil.

Çünkü ekonominin gerçek nabzı oralarda atıyor.

Sahadaki sorun orada görülüyor.

Sektörün sesi orada duyuluyor.

Sonra o ses yukarı taşınıyor.

Ankara’ya gidiyor.

Bakanlıklarda karşılık buluyor.

KOBİ tanımında değişiklik oluyorsa…

Finansman başlıklarında yeni adımlar atılıyorsa…

Bunun arkasında biraz da bu ısrarlı takip var.

Buradan çıkan sonuç net:

Yerelden gelen talep, doğru anlatılırsa ülke politikasını etkiler.

Bu küçümsenecek bir şey değil.

Çünkü Türkiye’nin en büyük eksiklerinden biri bazen kaynak değil…

Eşgüdüm eksikliği.

Ortak akıl olmadan enerji dağılır.

Güç dağılır.

Emek dağılır.

Ama aynı hedefe yönelen irade, dağınık görünen alanlardan bile sonuç çıkarır.

****

Bir başka önemli başlık da sektörel konseyler.

Sanayiciyle akademisyeni…

Kamu ile özel sektörü…

Aynı masa etrafında toplamak kolay iş değil.

Bizde herkes konuşur.

Ama herkes birbirini dinlemez.

Fark burada.

BTSO’nun kurduğu modelin dikkat çekmesinin sebebi de bu.

Sadece konuşan değil…

Birlikte düşünen bir yapı kurma çabası.

Bu ülkede en kıymetli şeylerden biri de budur.

Çünkü kalkınmayı hızlandıran şey para değil…

Aynı hedefe bakabilme becerisidir.

Bir şehir için en değerli sermaye bazen fabrika değildir.

Bazen bina değildir.

Bazen sadece paradan da ibaret değildir.

En büyük sermaye, birlikte hareket edebilme kültürüdür.

O kültür varsa kriz daha az yıpratır.

Belirsizlik daha az korkutur.

Gelecek daha net görünür.

****

Şimdi yeni hedeflerden söz ediliyor.

Lojistik Teknopark…

Şehir fonu…

Veri merkezi…

E-ticaret platformu…

KOBİ OSB…

Bunlar kulağa teknik başlıklar gibi gelebilir.

Ama değil.

Bunlar, geleceğin ekonomisinde söz sahibi olma arayışının parçaları.

Dünya değişiyor.

Ticaret değişiyor.

Rekabetin dili değişiyor.

Böyle bir çağda eski ezberlerle yola çıkanlar geride kalır.

Hatta bir süre sonra görünmez olur.

O yüzden Bursa’nın üretim gücünü yeni nesil altyapıyla destekleme çabası önemli.

Verilen mesaj açık:

Sadece bugünü kurtaran değil, yarını hazırlayan şehir ayakta kalır.

Bu da doğru bir bakıştır.

Çünkü şehirler artık yalnız sanayiyle değil;

lojistikle,

veriyle,

teknolojiyle,

ölçek üretebilen ortaklıklarla yarışıyor.

Ayakta kalanlar da buna göre konum alanlar oluyor.

****

Toplantıda söz alan isimlerin değerlendirmeleri de bir şeyi gösteriyor.

Turizmden lojistiğe…

Makineden dış ticarete…

Farklı sektörlerden gelen insanların ortak duygusu şu:

Kurum çalışıyorsa, sahada hissedilir.

Kurum üyeye temas ediyorsa, güven üretir.

Kurum sorun çözüyorsa, ağırlık kazanır.

Gerisi süstür.

Çünkü kimse uzun cümlelere bakmaz.

Herkes sonuca bakar.

Ve belli ki BTSO’da uzun süredir sonuç üretmeye çalışan bir yapı var.

Elbette eksik vardır.

Elbette her iş kusursuz değildir.

Ama önemli olan yön duygusudur.

İrade nereye bakıyor, mesele odur.

Burada bakılan yer doğru görünüyor:

Birlik.
Üretim.
İhracat.
Gelecek.

Tarafsız bakınca da görünen gerçek şu:

Bir kurum, üyelerine yalnız olmadıklarını hissettiriyorsa önemlidir.

Çünkü ekonomik mücadele bazen sadece rakamlarla değil, dayanıklılıkla kazanılır.

Dayanıklılık da çoğu zaman birlikte oluşur.

****

Bursa için sık sık söylenen bir söz var:

“Bursa büyürse Türkiye büyür.”

İlk duyulduğunda slogan gibi gelebilir.

Ama aslında içi dolu bir cümle bu.

Çünkü Bursa’nın büyümesi sadece yerel bir hareketlilik değildir.

Bu şehir büyürse;

sanayi büyür,

ihracat büyür,

istihdam büyür,

Türkiye’nin nefesi genişler.

O yüzden Bursa’da kurulan her güçlü yapı, sadece Bursa’yı ilgilendirmez.

Bir şehrin ortak aklı güçlüyse, o şehir yalnız kendini taşımaz.

Memlekete de moral verir.

****

Velhasıl…

Mesele sadece proje filan değil.

Mesele sadece fiziki yapılar da değil.

Asıl mesele, bir kurumun içine hangi ruhu koyduğunuz.

BTSO’nun verdiği son fotoğraf şunu söylüyor:

Birlik varsa yol var.
İstişare varsa çözüm var.
Ortak akıl varsa gelecek var.

Bursa’nın asıl sermayesi de galiba burada.

Aynı hedefe yürüyebilme iradesinde.

Bu korunursa Bursa sadece güçlü bir şehir olmaz.

Örnek olan bir şehir olur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu