YA Huuuuuuu…

ÇOK UZUN yazmışsın deyip okumamazlık yapmayın ya huuuuu.
Sen ne mübarek adamsın Celal kardeş, sesini dünyaya duyurdun bir ilahiyle.
Türkiye’yi ayağa kaldırdın.
Külliye’ye girdin.
Ne mutlu sana… 81 milyon da şans işte.
Külliye’yi değil ama Meclis lokantasını çok merak ediyorum.
Neyse, hazır gitmişken… Cumhurbaşkanımıza bu kadar yakınlaşmışken… fırsat bu fırsat diyeydin hallerimizi.
Bak, sen de fakir fakir fukara, garip gurebalıktan gelmişsin.
Emeklinin, SMA hastalarının anne ve babalarının gözyaşlarını, feryat figanlarını diyeydin iyiydi Sayın Cumhurbaşkanımıza.
Hayır yani… emekli de gidip Kâbe’de hu demek isterdi belki de.
Neyse…
Aslında hu’dan ziyade hacılar lebbeyk der.
İslam’dan önce, Cahiliye’deki Araplar Kâbe’yi tavaf ederlerken ilahiler, şiirler, methiyeler ve ritüeller yaparak dönüyorlardı.
Kâbe’de hacılar telbiye duası okurlar:
“LEBBEYK ALLAHÜMME LEBBEYK”
“BUYUR ALLAH’IM BUYUR, EMRİNE AMADEYİM BUYUR” anlamına gelir.
İsteyen “HUU” der.
Gündem füze hızıyla değişti… sanal âlem bambaşka.
Ve her zaman olduğu gibi ayrıştırıldık, bölündük… abuk sabuk söylemlerle, her zaman olduğu gibi.
“LAİKLER KUDURDU.”
Her şeye rağmen Allah nurunu tamamladı.
Elhamdülillah… İslamiyet dirildi.
Niye, ölmüş müydü ki?
Ataistler çıldırdı.
“KUDURUN KÖPEKLER.”
“SOYSUZ DİNSİZLER” gibi gibi…
Peki, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed böyle mi tebliğ etti?
Kışkırtarak mı?
Maneviyatı şova mı çevirerek mi?
Tahrik amaçlı mı kullandı?
İnsanları ayrıştırdı mı?
Elbette hayır!
Kıyaslaması dahi yapılamaz.
Daha geçen hafta seküler bir ailenin dindar aileye iftar sofrasında domuz servis ettiğini konuştuk.
**”YUH”**ladık.
Birileri çıktı **”HAV”**ladı.
Şimdi ise **”HUU”**luyoruz.
Bugün Celal Karatüre…
Başlangıç harika, çok sevdik biz Celal Karatüre’yi; samimi, güler yüzlü bulduk.
İster istemez bu hızlı yükseliş ürküttü mü bazı insanları?
Ve ilahiden çok, bir anda gelen servet konuşulmaya başladı.
Yarın neler bekliyor… hep birlikte bekleyip göreceğiz.
Neyse, bu bizden çok Sayın Bakanımız Mehmet Şimşek’i ilgilendirir.
Gelsin vergiler…
Vergilerimizle yol köprü yapılıyor, Elhamdülillah.
Köprü demişken… sahi Boğaz Köprümüz satılırsa bundan sonra İngilizlere mi?..
İster misin adamlar, İngilizce konuşmasını bilmeyenler geçemez bu köprüden…
Yok artık canım, ben de…
Ben de gündemi dağıtmak istedim birazcık da olsa.
Sahi yarın ne konuşacağız?
Kimi ya da kimleri?
Gündem füze hızında değişiyor ülkemizde, maşallah!
Bir anda dilime Erkin Koray’ın “ARKASI GELEMEZ DERTLERİMİN” parçası takıldı.
Gerçekten de arkası gelmiyor.
Vallahi gelmiyor.
Dur durak yok.
İslam dinine zarar veremeyeceksiniz!
O eski Türkiye yok artık.
Sarf edilen sözler… ucu bucağı yok.
Çığırından mı çıktık?
İlahi işte!
Her zaman düşer okuruz.
Şarkı, türkü, pop, ilahi… bunları okumak için herhangi bir dine mensup olmak mı gerekiyor “YAHU”?
Bir anda popüler olan bu ilahi hayatımızda neyi değiştirdi mesela?
Ekonomiyi mi?
SMA hastası çocukların anne babalarının feryatları mı sustu?
Kadın cinayetleri mi bitti?
Çocuk istismarları mı?
Şehit çocuklarının gözyaşları mı dindi?
Sokak canlarının yaşam haklarına saygı mı duyuldu?
Kimliğinizdeki TC ve İslam ibaresi uykunuzdayken mi yazıldı?
Çeteler, mafyalar mı çökertildi?
Faiz, kumar, fuhuş…
Umre’ye gidebilecek kadar zam mı yapıldı emekliye?
Gazze özgürlüğünü mü kazandı?
Doğu Türkistan’ın çığlıkları mı dindi?
Söyleyin… hangi yaramıza merhem oldu?
Hani bal tutan parmağını yalıyordu ya atasözünde…
Bizim de büyüklerimiz, dolama çıkınca küçük çocuklara işetiyorlardı o parmağa.
Neyse…
Bundan sonraki ilahi:
“BEN BU AMMELLERİM İLE GİREMEM O CENNETİNE”
Sevgili okurlarım…
Mutlu kalın.
Umudunuzu yitirmeyin… şans oyunlarında kazanma şansınız olmayabilir… fenomen ya da fenowomen…
SON



