İsmet Büyükataman’dan Müsavat Dervişoğlu’nun Açıklamalarına Tepki

Rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş çağın şartlarını son derece iyi
okuyan, içinden geçilen dönemleri doğru analiz eden, Türk tarihinden dersler
çıkaran bir siyaset ve devlet adamıydı.
Yakın geçmişte sınırlarımızın dışından ülkemize uzatılan emperyalizm-
siyonist çetenin İP’ine tutunup Başbuğ Alparslan Türkeş’in çizgisinden sapan,
dalından kopan yaprak misali savruldukça savrulan Müsavat Dervişoğlu’nun
Alparslan Türkeş’i referans göstererek; Türkeş’in fikirlerinden ve duruşundan
bir adım dahi taviz vermeyen Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye saldırması tam
anlamıyla bir ikiyüzlülüktür.
Varlık sebebi tükenen, siyaseten biten bu zatın Türkiye’nin ve bölgemizin
gerçeklerinden son derece kopuk olduğu, çağı yakalayamadığı bugün yaptığı
grup konuşmasında bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır.
Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin TRÇ ittifakı önerisi,
Türkiye’nin bölgesindeki söz sahibi ve oyun kurucu konumunu güçlendiren bir
stratejidir.
Devletler ezberlerle değil akılla yönetilir.
Milliyetçi Hareket Partisi, hem Başbuğ Türkeş döneminde hem de
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli döneminde her adımını milli akılla ve
Türkiye’nin menfaatlerini önceleyerek atmıştır.

2
Dervişoğlu eğer bu önerimizin sebeplerini idrak edemiyorsa bu zekâsıyla
ilgili bir meseledir.
Ancak idrak ettiği halde karşı çıkıyorsa, Emperyalist-Siyonist şebekenin
siparişini seslendirmeye soyunduğunun aleni bir göstergesidir.
Partisinin kuruluş sürecinde bu şebekeden aldığı desteğe olan diyet borcunu
bu şekilde ödeme çabası kimseyi şaşırtmayacaktır.
Bizim siyaset anlayışımız ve coğrafyamızın gerçekleri, bu siparişi
verenlerin piyonu olmaya soyunan Dervişoğlu’nu ciddiye almayacak kadar
doğru bir çizgidedir.
Milliyetçi Hareket Partisi ve Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin attığı
her adım millidir, millet ve devlet menfaatinedir. Çünkü Liderimiz Sayın
Devlet Bahçeli “Benim Aklım Hep Türkiye’dir” şiarıyla düşünmekte ve
adımlarını buna göre atmaktadır.
Günümüz şartlarında Türkiye kendisini merkeze alıp ekonomik, siyasi ve
sosyal her gelişmeye karşı başrol olmak durumundadır. Genel Başkanımız Sayın
Devlet Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi; “Mustafa Kemal Atatürk döneminden
itibaren Türkiye milli hedefler ve menfaatler doğrultusunda Selçuklu
kartalı misali hem Doğu’ya hem de Batı’ya bakan bir anlayışla Türkiye
merkezli politikalar belirlemiştir.” Bu çizgi bugün de devam etmelidir.
Milliyetçi hareket Partisi, Türkiye merkezli yeni bir medeniyet ve yeni bir
dünya tesisini kendisine siyasi görev olarak belirlemiştir.
Dünyaya meydan okuyan coğrafyalara kan ve savaş ithal eden, uluslararası
hukuku ve diplomasiyi hiçe sayan ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı akla,
diplomasiye, coğrafi şartlara ve yeni yüzyılın stratejik ortamına en uygun
seçenek “TRÇ” ittifakının inşa ve ihya edilmesidir.
Bu seçenekten rahatsız olan Dervişoğlu efendilerinin sesiyle
konuşmaktadır.
Milliyetçi Hareket Partisinin siyaseti kurulduğu günden bu yana nettir.
Çizgimiz hiçbir zaman değişmemiştir. Önceliğimiz her dönem Türkiye’nin ve
büyük Türk milletinin menfaatleri olmuştur.
Çizgimizde kırıklık arayanların zikzaklarla dolu siyasi hayatları
herkesçe bilinmektedir. Kendi siyasi ve şahsi menfaatlerini memleket

3
menfaatlerinden üstün gören bu zihniyetin bayat söylemlerine en güzel cevabı
yine aziz milletimiz verecektir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu